Mektup IV

Hiç yorum yok
Öldüğümde insanların okuması için bir mektup yazmak istiyorum. Hergün yatmadan önce mektubun provasını yapıyor, insanların düşüncelerini hayal etmeye çalışıyorum. Her zaman başka birisi adına kendime acıyorum. Neden izin verir insanlar, bu kadar insanın yalnız kalmasına? İnsanlar ciddiyetsiz, insanın içindeki duyguların mevcudiyetinden haberdar değiller. Yaşıyoruz lâkin habersiziz, duygususuz. Kim için yaşıyoruz? Mesela ben ne için yaşıyorum? Gece yatağıma yattığımda, gerçekleşmeyecek konuşmaları, hayalimde binbir farklı şekilde gerçekleştirmeye çalışıyorum, duygulanıyorum. Hergün, bütün oyuncuların ben olduğu bir acıklı komedi tiyatrosu yazıyorum. Hem de oynuyorum. Ama kimse görmüyor. Kimse değer vermiyor çünkü. Her gün farklı ihtimaller üzerine hayaller kuruyorum. Kimseye de anlatmıyorum çünkü anlatabileceğim biri göremiyorum çevremde. Her gün başka birine aşık olduğumu hayal edip ilerisini düşlüyorum. Bu kadar basit olmamalı sadece bir aşk için yaşamamalı insan. Yapacağı şeyleri düşünmeli yaptıklarını tartmalı insan. Bunu bari yapın insancıklar. Veya ölümcül bir hastalığa yakanlandığımı, insanların bana acıdığı için yakınlık gösterdiğini, beni sevdiğini ve bana saygı gösterdiğini düşleyip, anlık bir mutluluk duyuyorum. Öldüğümü düşlüyorum bir diğer gün. Cenazemi uzaktan izliyorum. Kişi sayısı fazla değil. Tanımadığım insancıklar kendilerini benim dostum gibi tanıtıyorlar. "Çok şakacıydı, çok mutluydu neden böyle yaptı anlamadık" diyorlar. Siz anlamazsınız. Siz beni tanımıyorsunuz. Beni tanıyan bir kişi yok hayatımda. İnsancıklar keşfedemiyor insanları. Farkına da varamazsınız. Hep gittikten sonra anlarsınız her şeyi. İnsanlar adet olsun diye ağlıyorlar. Hayat hep bu sahtekârlıklardan ibaret. Bu kadar üzülecek ne var? Neden böylesiniz insancıklar neden? Ne sebep vardı bizi bu hale düşürecek?

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder