Mektup VIII
Benliğimde tek birisini barındıramıyorum. Bedenim ve ruhum ayrı hareket ediyor. Bedenen yaptığım bir hareket anından ruhum nefret ediyor kendime. Bir şey söylediğim zaman ruhum ile nefret ediyorum kendimden. Yaptığım her şey sonrası pişman oluyorum, üzülüyorum ya da utanıyorum. Siz insanlara karşı değil kendimin bu insancık hareketlerini sergilediği için utanıyorum. Sıkılıyorum artık her şeyden. Her yerden sıyrılıp odama dönmek istiyorum. İnsanlardan kaçıyorum... Bir yandanda insanlarla sürekli iletişim kurmak istiyorum. Daha sonra yine bu yüzden utanıyorum. Kendimi özgür hissedemiyorum. Her işittiğim sözde samimiyetsizliği seziyorum. İnsanların gereksiz merakları, gereksiz soruları beni yoruyor. Cevaplamaktan yoruluyorum. Neden merak ediyorsunuz insancıklar? Her şeyi bilmek zorundamısınız?
Ben bu insanlara yabancıyım. O kadar uzaktayım ki aslında. Bedenim dışarıda ancak ruhum daimi odamda duruyor. İnsanların gündelik işlerini, sisteme nasıl ayak uydurduklarını, bu kadar uğraş, telaş içinde nasıl yaşabildiklerini düşünüyorum sonra vazgeçiyorum aklım almıyor, yoruluyorum.
Odamda onca şey düşünüyorum ki dakikasında unutuyorum sözcüklerimi.
Ben bu insanlara yabancıyım. O kadar uzaktayım ki aslında. Bedenim dışarıda ancak ruhum daimi odamda duruyor. İnsanların gündelik işlerini, sisteme nasıl ayak uydurduklarını, bu kadar uğraş, telaş içinde nasıl yaşabildiklerini düşünüyorum sonra vazgeçiyorum aklım almıyor, yoruluyorum.
Odamda onca şey düşünüyorum ki dakikasında unutuyorum sözcüklerimi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları
(
Atom
)
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder