Mektup XIII

Hiç yorum yok
Dağınığız, çok dağınığız. Her gün dışarıda köşe başlarından bir vazgeçişler, yalnızlıklıklar ve çaresizliklere şahit oluyorum. Yanıyorum, içim yanıyor her geçen gün. Anlamdıramıyorum bu dünyayı... Bazen kendimi karşıma alıp seyrediyorum kendimi. Ben de sahici bulmuyorum kendimi. Sorguluyorum, her şeyi sorguluyorum.. Dönüp bir bakıyorum ki yanımda bir dost bile yok..

İnsanlar eskisi gibi değil. Kimse bir mutluluğunu bile paylaşmayacak kadar bencil olmuş. Gülen bir yüze rastlamak imkansız.. Gerçek bir sevgi yaşamak olanaksız adeta.. İlişkiler hep yalan.. Umutların yok oluşunu, hayallerin suya düşüşünü seyrediyoruz hep. Hep içimiz kırık dökük.


İnsanları anlayamıyorum. Benim tutunmam için bir sebebe ihtiyacım var. Arıyorum... Bulamazsam eğer bu dünyanın anlamı kalmayacak benim için... Dışarıda iken yorgun hissediyorum kendimi, insanların sahteliği, o yüzleri, dışarıdaki insan sirkülansı, bu aceleler, bu telaş, bu sinir, bu öfke nedendir bunlar neden?
İşte bir anda geçip gidiyor her şey. Yoruyor artık bu düzen beni. Bir amaç olmadan yaşıyoruz işte. Gün içinde günümüz bitirmek için zamanımızı geçiriyoruz. Mutlu olduğum anlarda hüzünlü melodiler aklıma geliyor, kendimden büyük tiksinti duyuyorum. Bir şeyler yaparken, karşıda durup, kendimi izliyorum. İnsanlara bakamıyorum artık, sıkıldım, üstüme geliyor sanki her şey. O kadar kalabalık ki insanlar, bu sesi, bu görüntüyü kaldıramıyorum artık.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder