Mektup XVII
Bugün kayda değer hiçbir şey yok.Günlerimi yok etmeyi seviyorum sanırım. Hergün biraz daha boşluğa doğru gidiyorum. Hiçbir şey yapmıyorum. Yaşadığım şehir çok kalabalık. Ben sanırım bu kalabalıktan hoşlanmıyorum. Benim biraz dinlenmeye bir derin nefes çekmeye ihtiyacım var gibi. Benim sadece bir kişi tarafından anlaşılmaya ve sevilmeye ihtiyacım var gibi. Benim hayata tutunmam gerekli. Dünyayı ve insanları anlamaya çalışıyorum fakat çıkamıyorum işin içinden. Nasıl böyle olabilir diye düşünüyorum. Ama bu kadar düşünmemeliyim sanki.
Yaş yükseldikçe biriken sorumlulukları istemiyorum ben. Beni anlamıyorlar ve en kötüsü ben derdimi anlatamıyorum. Anlatamadığım için insanlardan bu kadar uzağım sanki. Beni tanıyamadıklarını düşünürüm hep. İçimdeki beni dışarıya yansıtamadığımı, yanlış anlaşıldığımı düşünürüm hep. İnsanların aklında kötü biri olarak anımsanmamaya çalışırım. Elimden geldiği kadarıyla iyi, sevgi dolu biri olmaya çalışırım. Yeri geldiğinde ben de bulunduğum ortama göre maske değiştirdim hayatımda. Paraya hiçbir zaman önem vermedim. Dostluğa çok önem verdim fakat çoğunda başarısız oldum. Kimseye dert anlatmadım genelde içimde tuttum. Kimseden nefret etmemeye çalıştım, kinci olmak istemedim. Ne zaman küfür etsem, aşırılık göstersem, ciddiyetsiz olsam kendimden utandım, kendimi sorguladım. Fazla ortama sahip olamadığım için insan kazanamadım, iletişimimi ve özgüvenimi kaybettim gibi. Bu arada gerçekleşen maddi ve manevi durumlar beni yıprattı. Ruhsaş olarak biraz yorgunluk hissettim. Aile içinde bulunan şanssızlık durumu beni de vurdu. Bu aralarda biraz daha silikleştim biraz daha eksildim aralarından. Gün geçtikçe biraz daha kayboldum yavaşça. Elden geldiği kadarıyla mutlu gözükmeye çalıştım arkadaşlarıma. Olayları absrtmaktan hoşlanmıyorum. Bizim en kötü olduğumuz halde bile biliyordum ki bizim o halimizde olsalar sevinebilecek insanlar var bu adaletsiz dünyada. En kötü anımda şükretmem gerekiyor bunu uygulamaya çalışıyorum. Keyfini çıkartmak gerek sanki hiçbir şeyi umursamadan her şeye rağmen mutlu olmalı düşünmeden bir şeyi ve şeyleri ya işte ben bunu yapamıyorum. Yaptığım en ufak şeyde bir şeyi düşünmek zorundayım.
Bir gün bu dünyada mutlu olacağım inanıyorum.
Sakin bir yerde güzel bir eşle bir hayat umuyorum.
Her şeyin hayırlısı...
Yaş yükseldikçe biriken sorumlulukları istemiyorum ben. Beni anlamıyorlar ve en kötüsü ben derdimi anlatamıyorum. Anlatamadığım için insanlardan bu kadar uzağım sanki. Beni tanıyamadıklarını düşünürüm hep. İçimdeki beni dışarıya yansıtamadığımı, yanlış anlaşıldığımı düşünürüm hep. İnsanların aklında kötü biri olarak anımsanmamaya çalışırım. Elimden geldiği kadarıyla iyi, sevgi dolu biri olmaya çalışırım. Yeri geldiğinde ben de bulunduğum ortama göre maske değiştirdim hayatımda. Paraya hiçbir zaman önem vermedim. Dostluğa çok önem verdim fakat çoğunda başarısız oldum. Kimseye dert anlatmadım genelde içimde tuttum. Kimseden nefret etmemeye çalıştım, kinci olmak istemedim. Ne zaman küfür etsem, aşırılık göstersem, ciddiyetsiz olsam kendimden utandım, kendimi sorguladım. Fazla ortama sahip olamadığım için insan kazanamadım, iletişimimi ve özgüvenimi kaybettim gibi. Bu arada gerçekleşen maddi ve manevi durumlar beni yıprattı. Ruhsaş olarak biraz yorgunluk hissettim. Aile içinde bulunan şanssızlık durumu beni de vurdu. Bu aralarda biraz daha silikleştim biraz daha eksildim aralarından. Gün geçtikçe biraz daha kayboldum yavaşça. Elden geldiği kadarıyla mutlu gözükmeye çalıştım arkadaşlarıma. Olayları absrtmaktan hoşlanmıyorum. Bizim en kötü olduğumuz halde bile biliyordum ki bizim o halimizde olsalar sevinebilecek insanlar var bu adaletsiz dünyada. En kötü anımda şükretmem gerekiyor bunu uygulamaya çalışıyorum. Keyfini çıkartmak gerek sanki hiçbir şeyi umursamadan her şeye rağmen mutlu olmalı düşünmeden bir şeyi ve şeyleri ya işte ben bunu yapamıyorum. Yaptığım en ufak şeyde bir şeyi düşünmek zorundayım.
Bir gün bu dünyada mutlu olacağım inanıyorum.
Sakin bir yerde güzel bir eşle bir hayat umuyorum.
Her şeyin hayırlısı...
Kaydol:
Kayıt Yorumları
(
Atom
)
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder